• BIST 104.452
  • Altın 145,974
  • Dolar 3,5123
  • Euro 4,1810
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 33 °C

.....toplumun kendi arasında yaptığı sözleşmeden bahsedemiyoruz.

.....toplumun kendi arasında yaptığı sözleşmeden bahsedemiyoruz.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, "Devleti oluşturan kim varsa sevgiye, hürmete layıktır ve devletin görevi de bu saygıyı temin etmektir" dedi.

Aktay, Trabzon Büyükşehir Belediyesince düzenlenen "Yeni Türkiye Yeni Anayasa Paneli"nde yaptığı konuşmada, eskiden insanların anayasayı önemseyen bir yaklaşıma sahip olmadığını ve birçok toplumun da anayasasının bulunmadığını söyledi.

Osmanlı hakimiyeti altında birçok milletin yaşadığını dile getiren Aktay, "Osmanlı, onların hukukunu gözeten tek taraflı birtakım hukuki tanımlamalar ve belirlemeler yapmıştır. O dönem, insanlık açısından öyle kolay geçiştirilebilecek bir dönem olmamıştır. Yaklaşık 500 ila 600 senenin tamamı mükemmel olmamışsa bile en azından 400 ila 500 senesi Osmanlı İmparatorluğu altında yaşayanların büyük çoğunluğu mutlu, memnun ve razı oldukları yönetim altında yaşamıştır" diye konuştu.

Aktay, Osmanlı'da çift taraflı yürüyen bir anlaşmadan ziyade rıza ilişkisinin söz konusu olduğunu belirterek, o dönem bugün yaşanan sorunların hiçbiriyle karşılaşılmadığını ve gerçek bir barış ve huzur ortamı sağlandığını ifade etti.

Dünyada şu anda içinde bulunulan durumun iç açıcı olmadığını vurgulayan Aktay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün yaşadığımız ortam, dünyanın hala Osmanlı'nın seviyesini yakalayamamış olduğu bir durumu aynı zamanda açığa vuruyor. Hala içinden geçmekte olduğumuz Ortadoğu'da ciddi bir kriz var ve sürekli kriz halinde yaşamaktayız. Bir arada yaşayamama ve bir taraf bir tarafa tahammül edememektedir. Tarafların birbirleri arasında hukukunu gözeten ve birbirlerinden razı olmalarını sağlayacak güçlü bir sözleşme akdi yok. İnsanlar arasında bugün yaşadığımız en önemli problem de budur. Anayasa, toplumun kendi arasında sözleşmesi demektir. Şimdiye kadar 1924'ten itibaren 1961 Anayasası, 1971'deki bazı değişiklikler ve 1982 Anayasası, bütün bu anayasa tecrübelerinin hiçbirinde toplumun kendi arasında yaptığı sözleşmeden bahsedemiyoruz. Askeri darbeler olmuştur veya güç ülkeyi ele geçirmiştir. Bir metin yazmıştır ve 'Bu sizin sözleşmenizdir' demiştir. Bu sözleşmeler adeta insanlara zorla imzalatılmış senetler gibidir. İnsanların onurunu, hukukunu, varlığını bile gözetmeyen sözleşmeler olmuştur. Anayasa, Türkiye vatandaşını belli bir şekilde tek taraflı olarak algılayan devlet modelinin insanlara dayattığı bir çerçeve metni olmuştur."

Cumhuriyet döneminde oluşan devlet anlayışının, Osmanlı'nın gerçekleştirdiği devlet tecrübesinden çok fazla geriye gidişini temsil ettiğini bildiren Aktay, bugün anayasa için referans alınan, çağdaş denilen devletlerin de Osmanlı'dan daha iyi bir çerçeve sunmadığını anlattı.

"İnsanların onuruna en yakışan bir birey anlayışını özgürleştirdik"

Aktay, çağdaş toplumlarda anayasa deneyimini en başarılı kuran ülkenin ABD olduğunu dile getirdi.

Bu ülkede Rum, Ermeni, Rus, Arap, Kürt, Çerkez varsa, öncelikle herkesin tanınması ve bu hürmete layık olması anlayışı bulunduğunu ifade eden Aktay, "Devleti oluşturan kim varsa sevgiye, hürmete layıktır ve devletin görevi de bu saygıyı temin etmektir. Onun için biz aslında anayasayı fiilen değiştirdik" görüşlerini iletti.

Yasin Aktay, yeni bir anayasa metni oluşturmak istediklerini hatırlattı.

Yeni metin için toplumun siyasi aktörlerini bir araya getiremediklerini kaydeden Aktay, şöyle konuştu:

"Bu konuda çok başarılı olamadık fakat mevcut anayasanın daha doğrusu şu anda devlet ve vatandaş ilişkileri bakımından sancısını çeker olduğumuz ne kadar kötü uygulama varsa yeni anayasayı metin olarak değiştirmeden değiştirdik. Belki de bu, anayasacılık tarihini yazacak olan insanlara ilginç bir model olacaktır. Devlet ve vatandaş arasında yaşanan sıkıntıların önemli bir kısmı aslında anayasa metninden kaynaklanmıyor. Anayasanın metni zaten zorunlu ama yaşadığımız sorunlar anayasa metnini katlayan sorunlardır. Anayasa metninden çok çok fazla sorun yaşıyorduk. Yaşadığımız birçok sorun anayasa metninden kaynaklanmıyor ve o metinlerin üstünde onları yorumlayan egemenlerin uygulamalarından, devlet ve vatandaşlık anlayışlarından kaynaklanıyordu. Bu, vatandaş-devlet anlayışı toplum üzerinde egemendi. Yaklaşık 13 yıllık iktidar dönemi boyunca çok önemli değişiklik yaptık ve bir devlet anlayışını değiştirdik. Devleti artık vatandaşını kendine kul, köle gören kurum olmaktan çıkarttık ve vatandaşı da devlete tabi olan, tek varlığı devlete hizmet etmek olan bir nesne olmaktan çıkarttık. Özellikle mal, can, akıl, iş, din güvenliği teminatı olan özgür birey olarak inşa ettik. Bu insanların onuruna en yakışan bir birey anlayışını özgürleştirdik."

Aktay, Türkiye'nin artık vatandaşın onurunu merkeze alan bir devlet olduğuna dikkati çekti.

"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışının tamamen bunu ifade ettiğini anlatan Aktay, devletin görevinin, vatandaşın inancını önce tanımak, sonra ona gereken saygıyı ve güvenliği sağlamak olduğunu sözlerine ekledi.

Etiketler:
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ak Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 4445630 Faks : +90 332 3516680