• BIST 108.489
  • Altın 152,547
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 3 °C

Maliye Bakanı Şimşek, "Bu sene memur maaş artışı yılın tamamı için en az yüzde 6,1 olacak" dedi.

Maliye Bakanı Şimşek, "Bu sene memur maaş artışı yılın tamamı için en az yüzde 6,1 olacak" dedi.
Memur maaş artışı en az yüzde 6,1 olacak

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması Programı" üzerinde uzun süredir çalıştıklarını belirterek, "Çocuk başına ilave yardımların etkisinin yaklaşık 404 milyon lira olmasını bekliyoruz" dedi.

Şimşek, NTV'de katıldığı programda gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan ve kamuoyunda "aile paketi" diye bilinen "Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması Programı"nın mali açıdan bütçeye getireceği yükün hesaplanıp hesaplanmadığı sorusuna Şimşek, aile ve nüfusun dinamik yapısının korumasına ilişkin açıklanan eylem planının mali boyutunun hesaplandığını söyledi.

Türkiye'nin 1990'lı yıllarda yüksek bütçe açığı, yüksek enflasyon, yüksek faiz, zayıf bankacılık gibi çok temel makro problemlerinin bulunduğunu anımsatan Şimşek, 2000'li yıllarda yapılan çok önemli reformlar, hükümetin güçlü uygulamaları ve siyasi istikrarla bu sorunların kökünden çözüldüğüne inandığını belirtti. Şimşek, ufak tefek sorunların olduğunu ancak genel olarak makro istikrarın sağlandığını ifade etti.

"Biz, uzun süredir dar bir ekip, bu reform paketi üzerinde çalıştık" diyen Şimşek, şöyle devam etti:

"Yani bu reform paketi temenni silsilesi falan değil, yeni yılda ben şunları yapacağım şeklinde değil. Bu reform paketi çok ciddi bir şekilde detaylandırılmış. 1300'ün üzerinde reform var. Bu reformların tamamı tasarrufların artırılması, cari açığın azaltılması, potansiyel büyümenin yükseltilmesi... Bu reformları kim, ne zaman yapacak, sorumlu kim, ne yapılacak, ne zaman yapılacak, bunun mali portresi ne? Bunların hepsi hesaplanmış, paket halinde. Biz genel detaylarını açıkladık. Birinci husus şu, çocuk başına ilave yardımların etkisinin yaklaşık 404 milyon lira olmasını bekliyoruz."

TÜİK'in doğum istatistiklerine göre, ortalama her yıl birinci çocuk sayısının 441 bin civarında, üçüncü çocuğun 209 bin, onun da üstünün 161 bin bebek olduğunu belirten Şimşek, Türkiye'nin önündeki en büyük uzun vadeli risklerden birinin zenginleşmeden yaşlanma olduğunu, nüfusun dinamik yapısının korunması gerektiğini söyledi. Çocuk meselesinin siyasi değil, temel ekonomik problem olduğunu dile getiren Şimşek, "Türkiye'nin nüfusu hızlı bir şekilde yaşlanacak, eğer biz bugünden tedbir almazsak... Bu tedbirleri anlamlı buluyorum. 404 milyon liralık mali etkisi de bütçe içinde son derece cüzidir. Yıllık olarak, bunlar tahmin tabii" diye konuştu.

Maliye Bakanı Şimşek, diğer maddelerde bütçeye yük getirecek uygulamaların olup olmadığı sorusu üzerine, bunların hepsinin 2015'te uygulanmayacağını söyledi. Isı yalıtımı konusunu örnek gösteren Şimşek, Türkiye'de milyonlarca konut ve iş yerinin eski, hem deprem hem de ısı yalıtımı noktasında zayıf olduğunu anlattı.

Isı yalıtımını sağlamak amacıyla 2017'ye kadar teşvik vereceklerini ifade eden Şimşek, şunları kaydetti:

"2017'den sonra da ısı yalıtımı yapmayanları belki vergi politikasıyla cezalandıracağız. Niye? Devlet olarak ne yapacağız? Her binanın enerji verimliliği sertifikası olacak, bu kaçınılmaz bir şey. Bu hem çevre hem cari açık hem de genel ekonomik gidişat açısından çok önemlidir. Biz, enerjide üretimi, dışa bağımlılığı konuşuruz ama en önemli kaynak enerji tasarrufudur. Belki çok dikkat çekmemiştir ama paketin çok önemli unsurlarından bir tanesidir. 1300 küsur reformdan bir tanesidir. Birçok husus var ama bunların hepsine ilişkin mali yük hesaplandı. Şu anda bütçemiz çok güçlü. 2014 de dahil bütçe açığımız, gelişmekte olan ülke ortalaması yüzde 2,1 milli gelire oranı, bizde yüzde 0,8. Yani biz, gelişmekte olan ülkeler ortalamasına varsak dahi, bu reformlar nedeniyle ben hiç gam yemem. Hatta Türkiye bu reformların maliyetini gerekirse borçlanarak yapar. Onun için hiç o konuda tereddüt olmasın. Bu reform programı çok önemlidir, Türkiye'yi yeni bir çıkışa hazırlama noktasında çok çok önemlidir. Bence bu reformlar hızlı bir şekilde seçim öncesinden başlayarak uygulanmalıdır. Uygulanacak inşallah."

Geçen yıl enflasyonu etkileyen çok temel iki faktör bulunduğunu belirten Şimşek, 2014'ün son 13 yılın en kurak yılı olduğunu, bunun da gıda fiyatlarını olumsuz etkilediğini söyledi. Bir ara yıllık gıda fiyatlarının yüzde 14'ün üzerinde çıktığını hatırlatan Şimşek, bu durumun da enflasyona olumsuz etki yaptığını dile getirdi. Bunun yanı sıra geçen yıl TL'de yüzde 20'ye varan önemli bir değer kaybı yaşandığını ifade eden Şimşek, bunun da enflasyona olumsuz etkisi olduğunu kaydetti. Şimşek, bütün bu olumsuz gelişmelere rağmen yüzde 8,2'lik tek haneli enflasyon rakamının, başlangıç hedefinin üzerinde de olsa Merkez Bankasının yaptığı parasal sıkılaştırma, maliye politikasının ayağının güçlü tutulması ve alınan tedbirler sayesinde enflasyonun kontrol altından çıkmasının engellendiğini belirtti.

Şimşek, 2015 yılına bakıldığında enflasyon açısından görünümün oldukça olumlu olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

"Geçen yılki olumsuz gelişmelerin baz etkisi kısmen rakamlardan çıkacak. Baz etkisiyle zaten enflasyon düşüşe geçecek. İkinci önemli husus, petrol fiyatlarında önemli bir düşüş var. Yıl ortalaması ne olur bilmiyoruz ama her halükarda Orta Vadeli Program'a (OVP) göre çok aşağıda olur. Çünkü OVP'de çok ihtiyatlı bir rakam kullanılmış; 101,9 dolar. Eğer 50-60 dolar aralığında sabit kalırsa, enflasyon çok rahat bir şekilde yüzde 5'in altını dahi görebilir, diğer bütün faktörlerin aynı kalacağı varsayımıyla."

Enflasyonun, mart-nisan aylarında yüzde 6'nın altını görme tahminlerinin sorulması üzerine Şimşek, aylık tahminlerde bulunmak istemediğini ancak makul bir öngörü gibi geldiğini söyledi.

Şimşek, enflasyon için çok önemli bir risk faktörünün de doların değer kazanması olacağını belirtti. Gelişmekte olan ülkeler için Amerikan Merkez Bankasının (Fed) parasal sıkılaştırmaya başlaması ve doların değer kazanmasının etkisinin paranın yönünü ABD gibi ülkelere çevireceğini ifade eden Şimşek, bu durumda gelişmekte olan ülkelerden para çıkışı olabileceğini, bunun da para birimlerini baskı altına alacağını söyledi. Şimşek, bunun sadece Türkiye için değil, genel anlamda bir risk olduğuna işaret etti.

TL'nin değeri üzerine yorum yapmayacağını ancak kimsenin TL'nin aşırı değerli olduğu iddiasında bulunamayacağını vurgulayan Şimşek, "Buna rağmen eğer öngörülemeyen bir Fed faiz artışı olursa, doların değer artışını olumsuz etkiler. Bu da Türkiye'de fiyatlar açısından olumsuz bir etki yapar ama bunlar da geçici olur. Orta vadede enflasyonun yönü aşağı. 2015''te enflasyon böyle bir şey gerçekleşse bile yine aşağı yönlüdür" dedi.

Büyüme rakamları

Türkiye'nin büyüme rakamlarına ilişkin değerlendirmede de bulunan Şimşek, 2014'ün zor bir yıl olduğunu ifade etti.

Şimşek, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı AB'de uzun süren bir durgunluk yaşandığını anımsatarak, Türkiye'nin bölgesindeki jeopolitik kargaşa ve gerginliklerin de büyüme performansını olumsuz etkilediğini kaydetti. Bu şartlarda Türkiye'nin iyi bir büyüme performansı ortaya koyduğunu belirten Şimşek, "Kendi standartlarına göre mütevazi ama yüzde 3'lük büyüme oldukça iyi bir büyümedir. İlk 9 ayda Türkiye yüzde 2,8 büyümüş. Üçüncü çeyrek bizim beklentimizin altındaydı, onun da en büyük sebebi tarımdaki daralma bizim öngörümüzden daha fazlaydı. Kuraklık sadece enflasyonu vurmadı, büyümeyi de olumsuz etkiledi. Son çeyrekte büyüme çok büyük bir düşüş göstermezse yılı yüzde 3 civarında bir büyümeyle kapatmamız söz konusu" diye konuştu.  

Geçen yıl Latin Amerika ülkelerinde büyümenin yüzde 1,3, gelişmekte olan Avrupa'da yüzde 2,5  bütün gelişmekte olan ülkelere Çin, Hindistan hariç bakıldığında yüzde 2,7 büyüme rakamı görüldüğünü aktaran Şimşek, Türkiye'nin performansının çok da kötü olmadığını söyledi.

Bütçe uygulamaları

Şimşek, geçen yılı muhtemelen bütçe açık hedefinin oldukça altında kapatmayı başardıklarını belirterek, yıla başlarken bütçe açık hedefini yaklaşık 33,5 milyar lira, milli gelire oranını yüzde 1,9 olarak belirlediklerini anımsattı. Şimşek, yılsonunun 24,5 milyar lira bütçe açığıyla kapatılabileceğini, bunun milli gelire oran olarak yüzde 1,4'e denk geldiğini ifade etti.

Türkiye'nin 2017 yılında uzun bir süre sonra nominal bazda bütçe fazlası vereceğini aktaran Şimşek, "Biz bütçeyi her sene ihtiyatlı yaptık, ilave gelir geldiğinde bunu yatırımlara aktardık. 2014 de istisna değil. Yatırımlara çok ciddi ilave kaynak aktardık. Buna rağmen bütçe açık hedefinin çok altında bir açıkla kapattık. Performansımız hedeflenenden çok daha iyi" ifadelerini kullandı. 

Gelir Vergisi Yasa Tasarısı 

Maliye Bakanı Şimşek, mart ayından sonra TBMM'nin genel seçimler dolayısıyla çalışamayacağı dikkate alındığında Gelir Vergisi Yasa Tasarısı'nın, seçimden önce yasalaşmasının çok mümkün görünmediğini belirtti.

Uzun bir süredir bu tasarının, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bir an önce görüşülmesi için çok yoğun bir çaba gösterdiğini anlatan Şimşek, 17 Aralık sonrasında Türkiye'nin çok badire atlattığını, sorunlarla uğraşmaktan bu alandaki önemli bir reforma yeterince zaman ayrılamadığını söyledi. Bu reform paketinin altında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzası bulunduğunu, hükümetin de reformun arkasında olduğunu belirten Şimşek, şunları kaydetti:

"Ben inanıyorum ki seçim öncesi geçmezse bile seçim sonrasında en öncelikli konulardan birisi olacak. Çünkü bizim vergiyi tabana yaymamız lazım. Vergi sistemini daha adil yapmamız lazım. Bu tasarı onu öngörüyor. Biz çiftçimizi, sanayicimizi, girişimcimizi bu yasayla daha fazla destekleyeceğiz. Ama ne gelir vergisi ne kurumlar vergisi oranlarında herhangi bir artışa gideceğiz. Sadece ve sadece yasayı basitleştiriyoruz, vergiyi tabana yayıyoruz. Gelirleri artıracağız. Bir miktar gayrimenkul rantlarını, şehir rantlarını vergilendireceğiz. Adalet açısından bu da gerekiyor. Dolayısıyla aslında bu tasarı siyaseten de oldukça olumlu bir tasarıdır."

"Bu sene memur maaş artışı en az yüzde 6,1 olacak"

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Bu sene memur maaş artışı yılın tamamı için en az yüzde 6,1 olacak, eğer enflasyon öngörülenden yüksek çıkarsa onun da farkını memurumuza vereceğiz" dedi.

Kayıt dışılıkla mücadeleye ilişkin soruyu yanıtlayan Şimşek, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun kayıt dışılıkla mücadeleyi çok önemsediği için bu konuyla ilgili eylem planının kapsadığı yenilikleri kendisinin açıklamak istediğini belirtti. 

Şimşek, kayıt dışılıkla mücadelenin topyekun bir mücadele olduğunu ifade ederek, 79 kamu kurumu ve sivil toplum kuruluşunun görüşü alınarak bu eylem planını hazırladıklarını, eylem planında 66 ilgili kurum ve kuruluş olacağını kaydetti.

Hazineye gelen her 100 liralık vergi gelirinin 23 lirasının eğitime, 21 lirasının sağlığa, 20 lirasının sosyal güvenliğe gittiğine dikkati çeken Şimşek, bir işletmeden alınmayan belge karşılığının Hazine yerine satıcının cebinde kaldığını anlattı.

İdare olarak çok ciddi yeni tedbirler getireceklerinin altını çizen Şimşek, gönüllü uyumunu artırma konusunda çalışmaları olduğunu ifade etti.

Şimşek, denetim kapasitesini artırdıklarını vurgulayarak "Mükellef sayısında da vergi artışında da çok iyi bir performans ortaya konmuştu. Zaman zaman siyaseten böyle şeyler söylenir ama, her alanda çok ciddi performans var. Bu kayıt dışılıkla mücadele eylem planı bence bizi yeni bir merhaleye götürecek" diye konuştu.

Şimşek, 2002 yılında kayıt dışı istihdam oranının yüzde 52 düzeyinde bulunduğunu, bugün bu rakamı yüzde 35'e düşürdüklerini belirterek, Türkiye'nin AB ülkeleri arasında kayıt dışılıkla mücadelede en hızlı mesafe kateden ülke olduğunu söyledi.

Kayıt dışılığın milli gelire oranını yüzde 33'lerden yüzde 26'ya kadar indirdiklerine dikkati çeken Şimşek, "Bu yeni eylem planı ile hedefimiz önümüzdeki 3-5 yıl içerisinde AB'nin şu anki ortalaması olan yüzde 18,4 civarına ulaşmak" dedi.

"Cari açık bu sene belki 25-30 milyar dolar aralığına iner"

Bakan Şimşek, petrol fiyatlarının düşüşünün ekonomiye etkisine ilişkin soruyu yanıtlarken şöyle konuştu:

"Eğer petrol fiyatları 50 dolar civarında kalırsa Türkiye çok olumlu etkilenecek. Dünyada en olumlu etkilenecek ülkelerin başında Çin var. Sonra da Türkiye gibi ülkeler geliyor. Her 10 dolarlık petrol fiyatındaki düşüş cari açığımızı 4,5 milyar dolar civarında iyileştiriyor. 4,5 milyar dolar milli gelirin yüzde 0,5 - 0,6'sına denk geliyor. Bu çok ciddi bir rakam. Petrol fiyatları 50 dolarlarda kalırsa Türkiye'de cari açık bu sene belki 25-30 milyar dolar aralığına iner. O da milli gelirin yaklaşık yüzde 3-3,5'i demektir. Her 10 dolarlık düşüş enflasyonu 0,4 puan aşağıya çekiyor. 100 dolardan 50 dolara inmesi enflasyonu yüzde 5'in altına bile çekebilir."

Petrol fiyatlarındaki düşüşün akaryakıt fiyatlarına tamamıyla yansımadığı eleştirilerine yönelik, "Doğru, makul bir eleştiri. İki temel sebebi var. Birinci sebebi vergiler, bizdeki verginin önemli bir boyutu maktudur. Maktu olunca, petrol fiyatlarının bir esnekliği yok. Avrupa'ya göre bizdeki rafineriden başlayarak bayiye kadar olan silsiledeki kar marjı Avrupa'nın oldukça üzerinde. Avrupa'da yüzde 6'lar civarı. Bizde dönem değişmekle birlikte yüzde 10 civarı. Dolayısıyla iki temel faktör var. Petrol ithal ettiğimiz bir ürün. Sadece dolar cinsinden petrol fiyatı ile ilişkili değildir. Bir de kur boyutu var" değerlendirmesinde bulundu.

Vergi oranının halen 2002'nin altında olduğuna işaret eden Şimşek, "Fakat buna rağmen Türkiye'de biz belli ürünleri yüksek dozda vergilendiriyoruz. Ben bunun doğru olduğu kanısındayım. Çünkü ciddi bir şekilde enerjide dışa bağımlıyız. cari açık diye, çevre diye bir sorunumuz var. Dolayısıyla bu yüksek fiyatlara rağmen siz taşıt artışını görüyorsunuz. Onun için bizim vergi yükünü ithal ettiğimiz akaryakıt ürünlerinde yüksek tutmamız lazım" dedi.

"Bu seneki tedbirler biraz farklı"

Bu yıl vergi ayarlamalarına ilişkin soruları da yanıtlayan Şimşek, "Bu sene çok fazla tedbir aldığımız, daha doğrusu vergi artışı yaptığımız söylenemez" ifadesini kullandı. 

Maliye Bakanlığı görevini devralmasından bu yana mali dengeleri gözü gibi koruduklarını ifade eden Şimşek, gerektiği zaman tedbir aldıklarını ve popülizm tuzağına düşmediklerini söyledi. 

Bu seneki tedbirlerin biraz farklı olduğunu dile getiren Şimşek, sigaradaki tedbirin amacını şöyle açıkladı:

"Üçüncü, dördüncü çeyrekte bazı firmalar sigara fiyatlarını düşürerek bizim vergi gelirlerimizi aşındırdı. Vergi gelirlerimizi azaltmaya yönelik sektör bir strateji benimsedi. Ben o zaman uyardım kendilerini, bu yaklaşım doğru bir yaklaşım değil, bizim bir hesabımız vardı, biz gereken tedbiri alırız.  AB'de şöyle bir sistem var. Geçtiğimiz yıllarda kanunu değiştirdik ve AB'deki sistemi getirdik. Asgari maktu var, maktu var, bir de oransal bir vergi var. Yüksek fiyatlı sigaralarda oransal vergi yüzde 65,25, bunlar fiyatı düşürerek daha düşük vergi vermeye yönelik ve pazar payı kapmaya yönelik bir çaba içerisine girdi. Ne yaptık sadece ÖTV'ye 5 kuruşluk artış yaptık. Bunun fiyatlara yansıması sigara paketinin fiyatına bağlı olarak yüzde 5-9... Geçen seneki yeniden değerleme oranına bakın ekim ayı itibariyle yüzde 10,1. Dolayısıyla aslında enflasyonun altında bir artış söz konusu. Onu zam olarak vergi artışı olarak değerlendirebilirsiniz takdir sizin ama bizim maktu vergileri en az enflasyon oranında artırmamız lazım."

Şimşek, alkollü içkilerdeki düzenlemelerin artış oranının biraz daha yüksek olduğunu ifade ederek, yüzde 10-16 arasında bulunduğunu söyledi. 

AB'ye bir taahhütte bulunduklarını, ithal içkilerle, yerel içkilerle pariteyi belli oranlarla eşitleyeceklerini ifade eden Şimşek, ithal içkilerin vergilerini düşürmek yerine tamamının vergilerini artırma yolunu seçtiklerini bildirdi.

Şimşek, bütçe eksenli kapsamlı bir tedbir paketinin olmadığını, çünkü buna ihtiyacın bulunmadığını belirterek, "Bütün bu tedbirlerin etkisi 1,8 milyar lira. Sigaradan 1,3 milyar lira, alkollü içki vergi artışından da yaklaşık 500 milyon lira" dedi.

Personel alımları

Şimşek, personel alımlarına ilişkin olarak da toplam 74 bin kadronun istihdam edileceğini,  bunun 34 bininin otomatik personel alımları olacağını söyledi. 

Geriye kalan alınacak 40 bin personelin 15 binini şubat öğretmen atamalarına ayırdıklarını belirten Şimşek, "Geriye kalan 25 binini de çalışıyoruz. Ama bu arada bakanlıkların ihtiyaçlarını karşılamak üzere çok cüzi oranda bu hafta kadroların bir kısmını verdim. Önceliğimiz yine sağlık ve eğitim olacak. Uzun vadede kamuda biz ihtiyaç duyduğumuz elemanları alacağız" dedi.

 Şimşek, toplu sözleşme hükümlerinde hak kayıpları olduğuna ilişkin eleştirileri yanıtlarken, "Kesinlikle doğru değil" dedi. 

Geçen sene enflasyonun yüzde 8,2 olarak geldiğini hatırlatan Şimşek, geçen sene en düşük memur maaşı artışının yüzde 8,3, ortalama memur maaş artışının yüzde 8,5 olduğunu, geçen sene öğretmenlere ilave maaş artışı verdiklerini, yeni başlayan öğretmen maaş artışının da yüzde 14,4'ü bulduğunu söyledi. 

Memur emeklilerinin maaşının geçen sene yüzde 12,5 arttığına dikkati çeken Şimşek, çıkan haberlerde rakamların farklı sunulduğunu söyledi. 

Şimşek, 2002'den bu yana hiç bir kesimi enflasyona ezdirmediklerini belirterek, "Hatta ben abarttığımız kanısındayım. Şu anda bütçede memurlar için ayırdığımız kaynak 140 milyar lira, yatırımlar için ayırdığımız kaynak 50 milyar liranın altında" diye konuştu.

Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) da 80 milyar lira para aktardıklarını ifade eden Şimşek, SGK'nın da emekli maaş bütçesinin yüzde 40'ın altında olmadığını söyledi. 

Şimşek, "Bu sene memur maaş artışı yılın tamamı için en az yüzde 6,1 olacak, eğer enflasyon öngörülenden yüksek çıkarsa onun da farkını memurumuza vereceğiz" dedi. 

"Bütçe hedeflerini tutturacağımıza inanıyoruz"

Bakan Şimşek, seçim öncesinde ekonomide popülizmin risk oluşturduğuna ilişkin görüşleri de değerlendirerek, AK Parti hükümetleri döneminde bir çok seçim ve referandum geçirdiklerini, 2009 yılı hariç her yıl hedeflerini tutturduklarını söyledi. 

Popülizmin bir tuzak olduğunu dile getiren Şimşek, 90'lı yıllarda Türkiye'nin bu tuzağa düştüğünü ve bir felakete gittiğini anlattı. 

Şimşek, bu sene de bütçe hedeflerini tutturmak için ellerinden geleni yapacaklarını dile getirerek, "Bizim dışımızda şoklar oluşursa bakacağız, ama şu an itibariyle biz bütçe hedeflerini tutturacağımıza inanıyoruz. Bizde gider artışı sadece yüzde 5,5, milli gelirdeki artış yüzde 10 civarında. Aslında sıkı bir bütçe politikası var bizde" diye konuştu.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ak Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 4445630 Faks : +90 332 3516680