• BIST 108.489
  • Altın 152,547
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 3 °C

Başbakan Davutoğlu canlı yayında

Başbakan Davutoğlu canlı yayında
Davutoğlu: (7)

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Sıhhiye'ye gidene kadar tebessümle, şakalaşarak gidiyorlar, o acıyı paylaştığı iddiasında olan kişiler. Sıhhiye'ye geldikten sonra oy istiyor, 1 Kasım hesabı yapıyor" dedi. 

Başbakan Davutoğlu, AK Parti Genel Merkezi'nden katıldığı NTV canlı yayınında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Türkiye'de siyasetin iki parti üzerinden devam ettiği yönünde bir manzara oluştuğunun belirtilmesi ve "Bu denkleme HDP hiçbir zaman giremeyecek mi, siz Sayın Demirtaş ile hiçbir zaman bir araya gelmeyecek misiniz" diye sorulması üzerine Davutoğlu, siyasi liderleri veya siyasi partileri hiçbir zaman dışlamadığını, dışlamaya taraftar olmadığını vurguladı. 

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile iki kez bir araya geldiğini, birincisinin 1 Ekim 2014'te, Başbakanlık'ta gerçekleştiğini anımsatan Davutoğlu, "İlk defa da Başbakanlık'ta böyle bir görüşme cereyan etti. Bu benim için siyasi bir riskti. Nihayetinde kendi kitle tabanım açısından onların üsluplarının çok karşılığı olmadığı aşikar. Bunu yaptım çünkü Çözüm Süreci'nin bir ivme kazanması gerekiyordu" ifadesini kullandı. 

Irak ve Suriye'ye sınır ötesi operasyon konusunda hükümete verilen yetkiyi uzatan tezkerenin 2 Ekim 2014'te Meclis'ten geçtiğini hatırlatan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"6 Ekim'de Kobani olayları sebebiyle halkı isyana teşvik etti. Çok ciddi bir güven kaybına yol açtı bu bizim tarafımızda. Halkı açıkça isyana teşvik etti. 'Silahlanın, ayaklanın' diye tweetleri var. Tezkereye 'hayır' oyu verdi, tamam, olabilir, siyasi tercih. 6 Ekim'de Türkiye, Kobani'ye müdahale etsin ya da Kobani'ye dış müdahale olsun diye şey yaptı. Sonra da bütün bunların sorumlusu olarak bizi suçladı, Kobani'deki her türlü gayretimize, oradaki kardeşlerimizi Türkiye'ye kabul etmemize rağmen, üç gün içinde 197 bin kişiyi."

- "Böyle günlerde bir araya gelmeyeceksek, ne zaman geleceğiz?"

7 Haziran seçimlerinin ardından HDP'li tüm yetkililerin "Hiçbir şekilde AK Parti ile koalisyon kurmayız, AK Parti ile asla, AK Parti dışındaki partilerin kurması lazım" açıklamalar yaptığını ifade eden Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Ondan sonra da AK Parti'ye yönelik saldırılar üzerinden yine ayaklanma çağrıları yaptılar. 'Sırtımızı terör örgütüne verdik'ten başlayan ayaklanma çağrıları yaptılar. Aşırı bir özgüvene ve kibre geldi. 15 Temmuz'da ben görüşürken, yine bizim için siyasi bir riskti, olmayacağı belliydi. HDP ile herhangi bir hükümet kurmayacağımız belliydi. Çünkü onlar kendileri deklare ettiler kurmayacaklarını. Biz de bunu uygun görmüyorduk, sürdürdükleri terörle ilişki dolayısıyla.

Biz daha görüşme yaparken Kandil'den silahlanma, ayaklanma, 'serhildan' çağrısı yapan açıklama geldi. Biz daha görüşürken. Orada da kendilerine söyledik, 'Bakın bu görüşme neticesi sizinle bir koalisyon kurmayabiliriz ama 2013 Mayıs'ında verdiğiniz sözlere dönmeniz lazım. Şu kibirli ve terörle işbirliği yapan tavrınızı değiştirmeniz lazım' diye konuştuk. Orada da yine hemen arkasından sanki biz bunları konuşmamışız gibi 15 Temmuz'dan 20 Temmuz'a kadar onlarca açıklama eş başkanlardan. 'Türkiye'de iç savaş şartları var, Cizre'de özerklik ilanı var, orada şu var, burada bu var'. Bütün o görüşmenin dokusunu, doğasını değiştiren aykırı bir tutum.

Samimiyetle söylüyorum, ben dörtlü bir konuşmayı çok arzu ederdim, dördümüz oturup konuşmayı. Böyle günlerde bir araya gelmeyeceksek, ne zaman geleceğiz? Benim anlayışım bu. Kin gütme yeri değildir devlet görevi. Şeyh Edebali'nin sözü hep dillerdedir de gereğini yapmak zordur, 'Öfke bize, sabır size yakışır' diye. Bütün bu sürece rağmen bu niyetteydik ama TBMM'de grubu bulunan bir partinin eş başkanı çıkıp, 'Bu insanları devlet katletmiştir'. Bu devlet kim? Devlet hepimiziz. Böyle bir anonim suçlu üzerinden bir devlet fobisi oluşturmak siyasetçiye yakışır mı? O eskidendi, devletin ayrı milletin ayrı olduğu. Eğer HDP koalisyona girmiş olsaydı, devletin parçası olacaktı. Bir ay kadar da, iki bakan vermek suretiyle devletin Bakanlar Kurulu'nda görev aldılar."

- "Ben de 'Kılıçdaroğlu bu metni reddetti' diye yayınlayabilirim"

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş'ın dün yaptığı konuşmaya işaret eden Davutoğlu, "Sıhhiye'ye gidene kadar tebessümle, şakalaşarak gidiyorlar, o acıyı paylaştığı iddiasında olan kişiler. Sıhhiye'ye geldikten sonra oy istiyor, 1 Kasım hesabı yapıyor" diye konuştu. 

Üç gündür bu krizi yönetmeye ve tansiyonu düşürmeye çalıştıklarını söyleyen Davutoğlu, bir kere "Terörün durmasını istiyorsanız 1 Kasım'da AK Parti'ye oy verin" demediğini kaydetti. "Bunu söylemeyi ben olabilecek en çirkin davranış olarak görürüm" diyen Başbakan Davutoğlu, Demirtaş'ın dünkü konuşmasında "AK Parti'yi hükümet dışında tutmak için şöyle yapacağız, böyle yapacağız" dediğini ifade etti. 

Başbakan Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Hepimizin bir ilkede buluşması lazım. Birisini 'Gel görüşelim' dersin, 'Hayır' der. Birisi daha görüşmeye gelmeden veya görüştükten sonra yaptığı açıklamayla bütün görüşme ortamını, diyalog ortamını yok eder. Sayın Kılıçdaroğlu ile en azından görüştük ama onun da toplantı içindeki alakasız şeyleri dışarıda sırf tabanına ses vermek için veya bir gündem oluşturabilmek için kullanmasını da yadırgadım. Keşke ortak bir deklarasyona Kılıçdaroğlu 'evet' demiş olsaydı. Madem bu kadar her şey ortaya konuyor, ben de o deklarasyon metnini 'Kılıçdaroğlu bu metni reddetti' diye yayınlayabilirim ama onun siyasi tercihi. Bizim siyasi tercihlerimize de aynı saygı bekleriz."

- "Devletin suçlandığı, iç savaş retoriğinin yükseltildiği oturumlar haline dönüşüyor"

Ankara'daki terör saldırısının Meclis'te bir kapalı oturumda görüşülüp görüşülemeyeceğine ilişkin soru üzerine de Davutoğlu, daha önce bu tür oturumlar yapıldığını, 1 Kasım'dan sonra da bunun yapılabileceğini söyledi. 

Terör gündemli olarak toplanıldığında tavrın değişmediğini aktaran Davutoğlu, "Orada da terörün ortak acı olma özelliğinden çıkılıyor, devletin suçlandığı, iç savaş retoriğinin yükseltildiği oturumlar haline dönüşüyor. Hepimiz aynı gemideyiz, hepimiz aynı istikamette yol alıyoruz. Ben Başbakan olduğum bir yıl içinde kaç kere ortak tavır, ortak deklarasyon çağrısında bulundum. Bütün bu iyi niyetimize ne cevaplar verildiği ortada. Şimdi de bunları konuşmayı zul addediyorum, bu acılar üzerine ama öylesine küçük hesaplar yapılıyor, öylesine küçük ayak oyunları içinde 1 Kasım'a veya daha sonrasına veya şu günkü ortama dönük şeyler yapılıyor ki insan üzülüyor. Hepimizin bunun gereğini yapmamız lazım" diye konuştu.

- "Eleştirilerden çekindiğim için değil, onurla bu görevi yapıyorum"

AK Parti Genel Başkanı olarak seçim çalışmalarını nasıl sürdüreceğine yönelik soruyu da yanıtlayan Davutoğlu, konunun bugün toplanacak AK Parti Merkez Yürütme Kurulu'nda ele alınacağını söyledi. Davutoğlu, mitinglerin formatında bazı düzenlemeler yapılabileceğini kaydetti. 

Diğer parti başkanlarıyla bir araya gelinseydi "Miting meydanlarında tahriklere dikkat edelim, gerekiyorsa hiçbirimiz miting yapmayalım" teklifinde bulunmayı düşündüğünü ifade eden Davutoğlu, bunların hepsinin konuşulabilmesini arzu ettiğini söyledi. 

Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Onlar hükümetten kaçtı ama şu anda ülkeyi yönetmekle sorumlu olan başbakan benim. Bakın, bütün saldırılar bana yöneliyor, bana derken hükümetimize ve AK Parti'ye. Onun için söylüyorum, niye bunun parçası olmadılar? Çok rahat bir şekilde oturup, eleştirmeyi tercih ediyorlar şimdi. Eğer birlikte bazı kararlar alabilmiş olsaydık, bugün farklı olurdu. Eleştirilerden çekindiğim için değil, onurla bu görevi yapıyorum. Gereğini de yaptığımı milletimiz de takdir ediyor."

Ülkeyi hükümetsiz bırakmama iradesiyle hareket ettiklerine, "tek parti hükümeti kurma yetkisi vermedi" diye millete küsmediklerine dikkati çeken Davutoğlu, "Bu sorumluluğun gereğini biz yaptık. Ülkeyi ancak ve ancak siyasi iradeye sahip ve zor zamanlarda cesaretle sorumluluk üstlenmeye sahip insanlar, partiler, kadrolar yönetir. Biz zor dönemlerde bu cesareti, bu kararlılığı, bu iradeyi gösterdik. Milletimiz de bunu görüyor. Biz rahatımızı, sadece seçim neticesini düşünmedik. Bir araya gelmiş olsaydık. Bunları hep beraber paylaşırdık" değerlendirmesini yaptı. 

-"İktidarı, böyle zor günlerde irade göstermek için kullanacağız"

"Seçim neticesini hiç mi düşünmüyorsunuz" sorusunu yanıtlarken de Davutoğlu, seçimlerin millete hizmet etmek için olduğuna işaret etti. "Ben üç hafta sonrasını düşünmüyorum, şu anda ben sadece ve sadece hayatını kaybetmiş 97 vatandaşımızı, kardeşimizi, onların ailelerini düşünüyorum" diyen Davutoğlu, bugünlerde sorumluluktan kaçanların yeniden nasıl oy isteyeceğini sordu.

Başbakan Davutoğlu, Ankara'daki terör saldırısının hemen ardından üç günlük programını iptal kararı aldığını anımsatarak, durumun vahametini gördüğü için bu kararla üç günlük yasın ilk işaretini verdiğini, toplumu durumun önemli olduğu gerçeğine hazırlamaya çalıştığını belirtti.

"1 Kasım'da ne kadar oy alırız" sorusunun gündeminde olmadığına dikkati çeken Davutoğlu, "Seçimin neticesinde inşallah tek başına iktidar oluruz ama olduğumuzda o iktidarı niye kullanacağız? Allah muhafaza, bir daha Allah böyle bir acı göstermesin ama böyle zor günlerde irade göstermek ve ülkeyi selametle iyi, aydınlık ufuklara taşımak için" ifadelerini kullandı. 

(Sürecek) 

Kaynak: Anadolu Ajansı

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ak Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 4445630 Faks : +90 332 3516680