• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 22 °C

Başbakan Davutoğlu canlı yayında

Başbakan Davutoğlu canlı yayında
Davutoğlu: (6)

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Şırnak'ta "terörist cenazesinin yerde sürüklenmesi" olayıyla ilgili "Dün itibarıyla bize İçişleri Bakanımız tarafından aktarılmıştı, gereğinin hemen yapılması talimatını verdik. Bugün de 'bu davranışı sergilediği için, bunların da bizim şu ana kadar yürüttüğümüz terör operasyonlarının meşruiyetine ve demokratik niteliğine zarar verdikleri için' 2 polis görevinden alındı" dedi.

Davutoğlu, NTV'de katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Şu anki hükümetin bir geçiş hükümeti olduğunu belirten Davutoğlu, AK Parti'den bulunanların sadece AK Parti kontenjanından gelen milletvekilleri olduğunu söyledi. Davutoğlu, AK Parti kontenjanından olmayanların ise CHP, MHP ve HDP tarafından doldurulacağını bildirdi.

Davutoğlu, "Gelmediler, sorumluluk paylaşmadılar, varsa herhangi bir şekilde itirazları, eğer hükümetin içinde olsalardı ya bu itirazları yapamayacaklardı ya da beraber tespit ettiğimiz hususlarda beraber tedbir alacaktık" diyerek, bu arada ülkenin tehdit altında olduğunu, terör riskinin bulunduğunu ve seçime gidildiğini ifade etti. 

Kendilerinin, muhalefet partilerine "Gelin, beraber hükümet kuralım" şeklinde çağrıda bulunduklarını vurgulayan Davutoğlu, "Hükümetten kastım koalisyon hükümeti değil. Anayasa, Cumhuriyet Halk Partisi'ne '5 bakan vereceksin', MHP'ye de '3 bakan vereceksin' diyor. Biz de devlet tecrübesine inandığımız kişilere bu teklifleri yapıyoruz. Ama genel başkanları da 'giremezsiniz' dedi. Peki, bu sorumluluktan kaçtıktan sonra bugün terör olayı dolayısıyla bu Hükümet'e dönük getirdikleri eleştirilerin ne kadar samimiyeti kalır?" diye konuştu.

Davutoğlu, dün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmede kendisine, "Eğer siz katılma teklifini kabul etseydiniz, burada bir de CHP'den gelen Başbakan Yardımcısı olacaktı" dediğini aktardı. 

Halkın, 7 Haziran seçimlerinde kendilerine "anlaşın" mesajı verdiğini belirten Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Anlaşamadık, anlaşılamadı bunun da sorumlusu tek başına biz değiliz. Anayasa 'bir hükümet kur' dedi. Burada bir samimiyetsizlik var, üzülerek söylüyorum. Bugünlerde bunları da konuşmak istemem ama samimiyetsizlik şu: Gel, elini taşın altına koy, terörle mücadele ediyoruz, hep beraber hükümet kuralım diyoruz. 'Hayır, biz gelmeyiz' diyorlar. Olay oluyor, sonra dışarıdan bir gözlemci gibi ağır ithamlarla, 'efendim, zafiyet göstermiş hükümet.' Sayın Bahçeli'ye ithafen söylüyorum, 'Gelseydi de zafiyeti göstermeseydi hükümet. Katılsaydın hükümete zafiyet göstermeseydin madem senin katkınla gösterilmeyecekti.'

Kaç meydan okumayla kaç riskle gece gündüz uğraştığımızı biz biliyoruz. Kolay bir dönemden geçmiyoruz, kolay bir coğrafyada yaşamıyoruz, açık söyleyeyim kolay bir toplum da değiliz. Birçok farklı talebin aynı anda meydana geldiği bir toplumuz. Oturacaksınız köşenizde ve sadece eleştireceksiniz. Çelişki burada."

- "Kritik dönemlerde, doğru kararlarla katkıda bulundukları için bakan yaptık"

Davutoğlu, Kılıçdaroğlu'nun, İçişleri Bakanı Selami Altınok ve Adalet Bakanı Kenan İpek'i eleştirebileceğine işaret ederek, Altınok'un terörle mücadelede en tecrübeli bürokratlardan birisi olduğunu belirtti. Bu iki bakanın, siyasi kimlikli olmadığına dikkati çeken Davutoğlu, her ikisinin de bürokrasideki görevlerinde, AK Parti ve daha önceki dönemlerde başarılı görevlerde bulundukları için herkesin kabul ettiği isimler olduğunu anlattı.

Söz konusu iki bakanın hangi partiye oy verdiklerini bilmediğini vurgulayan Davutoğlu, "1 Kasım'da kime oy verecekler onların takdiridir, sormamda. Yani AK Parti kimlikli bakanlarımız değil ama her ikisini de kritik ve zor dönemlerde, doğru kararlarla bunların aşılmasında katkıda bulundukları için bakan yaptık" dedi.

Başbakan Davutoğlu, burada soruşturma neticesinde bir şey çıktığında bakanlara "Bu nereden çıktı, niye oldu" diye konuşabileceklerini belirterek, "Ama sadece böyle bir günde 'şu bakanlar sorumludur' diyerek, sorumluluğu daha soruşturma ve netice olmadan belli kişilerin üstüne yıkmak da doğru bir üslup değil" değerlendirmesinde bulundu. 

İstifa mekanizmasına nasıl baktığı yönündeki soru üzerine Davutoğlu, kendi dönemlerinde aynı bakanların 12 yıl devam etmediğini, bir müddet sonra bakan değişikliklerine gidildiğini hatırlattı. Davutoğlu, "Ama daha olayın olduğu gün, olayın sebepleri üzerine çalışılırken ve acıları, yaraları sarma süreci yaşanırken dikkatleri sadece buna yöneltmek doğru değil" dedi.

- "Kusura bakmasınlar, bu hükümete katılmaları gerekirdi"

"Hata var mı yok mu' diye bir soru üzerinde niye bu tartışılır' demiyorum. Tartışılabilir, biz de soruşturma açtık neticeyi bekliyoruz" görüşünü dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Ama bunun bir siyasi malzeme olarak kullanılması doğru değil. Bu iki arkadaşımız da partili değil. Zaten teknik görevler yürüten arkadaşlar. Benim samimi görmediğim yapılan algı şu: Bu bir AK Parti hükümetidir, bu bakanların hepsi AK Partilidir dolayısıyla AK Parti hatası ve buna yöneltilen bir şey var.  

Halbuki bu aslında içinde CHP'nin, MHP'nin, HDP'nin de olması gereken bir hükmet. Onların burada olmaları gerekirken olmamalarının sorumluluğunu tartışmıyorlar. İçeride olsalar da bugün Bakanlar Kurulu yaparken sağ tarafımda Cumhuriyet Halk Partili başbakan yardımcısı, sol tarafımda MHP'li başbakan yardımcısı, HDP'li bakan da bir yerde oturur. O zaman bunu paylaşabilirdik. Bu sorumluluktan kaçtıktan sonra bu soruyu gündeme getirmelerini bir nakisa olarak görüyorum. Bunları da bizim sorma hakkımız var. Onlar her hesabı bulundukları yerlerden soracaklar, bizim sadece savunma yapmamızı bekleyecekler. Kusura bakmasınlar, bu Hükümet'e katılmaları gerekirdi. Biz sorumluluktan kaçmadığımız için bugün bir taraftan seçim kampanyası yürütüyoruz, bir taraftan terörle mücadele yürütüyoruz."

Davutoğlu, dünkü görüşmede Kılıçdaroğlu'na "Keşke siz de verseydiniz bakan ve bu sorumluluğu birlikte üstlenseydik. Eğer hata gördüğünüz bir şey varsa olmayabilirdi o zaman" dediğini aktardı. 

Kılıçdaroğlu'nun da bunun üzerine kendisine "Biz, size 4 yıllık bir hükümet demiştik" dediğini ifade eden Davutoğlu, "Ama onla bu aynı şey değil. Koalisyon hükümetinden bahsetmiyorum, koalisyon hükümeti olur olmaz, o siyasi bir karar. Ama anayasal bir zorunluluktan kaçtılar, onu ayırt etmek gerekir" görüşüne yer verdi. 

- "Eleştiri söz konusu oldu, olmamış olsaydı biz gerekli soruşturmayı açacaktık"

Davutoğlu, Şırnak'ta yaşanan terörist cenazesinin yerde sürüklenmesi olayıyla ilgili yürütülen soruşturmayla alakalı polislerin görevden alınması üzerine, görüntülerin ilk fotoğraf daha sonra da video olarak düştüğünde gerekli tahkikatın hemen yapılması yönünde talimat verdiğini anımsattı.

 Sorumlusu kimse gereken işlemin yapılacağını söylediğini aktaran Davutoğlu, "Dün itibarıyla bize İçişleri Bakanımız tarafından aktarılmıştı. Gereğinin hemen yapılması talimatını verdik. Bugün de 2 görevli bu videoyu çektiği, bu davranışı sergilediği için ve bunların da bizim şu ana kadar yürüttüğümüz terör operasyonlarının meşruiyetine ve demokratik niteliğine zarar verdikleri için 2 polis görevinden alındı. Tahkikat devam edecek. Herhangi bir şekilde bunların bilinçli şekilde yapıldığı yönünde bazı bilgiler var" diye konuştu.

Davutoğlu, hukuk kurallarında, halkın huzuru için yürütülen operasyonlara gölge düşürmenin, güvenlik birimlerinin öfke ve intikam hissiyle faaliyet yaptıkları gibi bir algı oluşturmayı hedeflemenin şu anda yapılabilecek en büyük zarar olduğunu vurguladı. 

Soruşturma tamamlandığı için gereğinin yapıldığını bildiren Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Ankara veya başka olaylarda da soruşturma yürüyorsa tamamlandığı zaman gereği yapılır. Burada hem kendi içimizde bir denetim mekanizması olması lazım, hem dışarıdan gelebilecek eleştiriler konusunda da bütün bu operasyonların, faaliyetlerin demokratik hukuk devleti kuralları içinde olduğunu göstermesi lazım. Büyük gücümüz de orada dezavantajımız da açık söylemek gerekirse. Büyük gücümüz, orada hukuk devletinin yürüteceği mücadeleyle teröristle sıradan vatandaş ayrılır. Ama bazen o hukuk devleti kuralları sizin teröriste hemen müdahale etmenizi geciktirebilir. Çünkü belli veriler elinizde olması lazım. Bazen de hukuk devleti kuralları burada sizi korur, çünkü bir suçlu varsa suçluya gereken cezayı yargı verir. Çatışma esnasında öldürülmüşse zaten bu teröristle mücadelenin bir parçasıdır. Ama öldürüldükten sonra onun cesedi, uygulanacak işlemler, Adli Tıp da dahil olmak üzere bellidir.

Bu, güvenlik toplantısında dile getirildi. Bu konu görüldü, eleştiri söz konusu oldu, olmamış olsaydı biz gerekli soruşturmayı açacaktık. Ama yerini söylemeyim, başka bir yerde kırsal alanda yapılan bir operasyonda beş altı teröristin cenazesi, silahlı kuvvetlerimiz tarafından helikopterlerle morga getirildi, Adli Tıp tespitleri ailelerine teslim edildi. Bu mesela görülmüyor halbuki bunun da bilinmesi lazım. Kırsal alanda yapılan operasyon neticesi 'oraya bir yere gömülsün' denilebilirdi. Silahlı kuvvetlerin görevi mi helikopterlere bunu alıp...Belki o helikopter yolda bir saldırıya muhatap olacaktı. Silahlı kuvvetlerimiz onu aldı getirdi. Söyleyeyim Tunceli'de bir operasyon Malatya'ya getirildi ve yine polislerimizin en zor şartlarda Cizre'de, Lice'de, Silopi'de, Silvan'da, Varto'da yapılan şeylerde hiç bir sivilin zarar görmemesi için neredeyse adım adım yürütüldüğü için uzun süren çalışmalar oldu. Bu konularda dikkatli davranılıyor. Hukuk devleti kuralları dışına çıkanlar da bu örnekte olduğu gibi cezalandırılıyor."

(Sürecek)

Kaynak: Anadolu Ajansı

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ak Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 4445630 Faks : +90 332 3516680