• BIST 108.153
  • Altın 154,080
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 0 °C

AK PARTİ, gücünü milletten alır, yetkiyi milletten alır

AK PARTİ, gücünü milletten alır, yetkiyi milletten alır
AK PARTİ BİR MİLLET HAREKETİ, BİR MİLLET BÜTÜNLEŞMESİDİR.AK PARTİ, MİLLETİN İKTİDARI, MİLLETİN PARTİSİDİR.AK PARTİ, TÜRKİYE’NİN PARTİSİDİR.

AK PARTİ, siyaseti eser siyasetidir, hizmet siyasetidir.

AK PARTİ kurulduğu günden beri bugüne kadar, Türkiye için çok büyük hayaller kurmuş ve bu hayallerin çoğunu da gerçeğe dönüştürmüştür.

AK PARTİ, gücünü milletten alır, yetkiyi milletten alır.

Her iktidar döneminde milletin verdiği yetki ile hareket eder ve icraatlarını gerçekleştirir.

Siyasi partiler sandıkta millete hesap verir. AK PARTİ’nin de milletimize veremeyeceği hesabı yoktur.

AK PARTİ, sadece ama sadece millete hesap verir. Çünkü milletin iradesinin üzerinde hiçbir güç yoktur.

Son 13 yılda gerçekleştirilen büyük restorasyon hareketi hiçbir ara ve kesintiye uğramadan devam edecektir.

O gün Ak Parti’nin kurulduğu gündü. Milletin tertemiz vicdanı Ak Parti’yi siyaset sahnesine çıkaran güçtü. O günden sonra atılan her adım, aydınlık Türkiye’nin yarınları, milletimizin umudu oldu. 14 Ağustos 2001 Türk siyaset tarihine her yönüyle şeffaf, seçmenin sorgulamasına ve denetimine tümüyle açık yepyeni bir siyasal örgütlenme modelinin kurulduğu gün olarak geçti.  Çünkü o gün koltuğa değil hizmete sevdalı insanların kurduğu Ak Parti’nin doğum günüydü. Yurt içinde ve dışında Türkiye’nin yüzünü ağartmış bilim adamı ve akademisyenlere, her biri engin bir devlet birikimine sahip önemli bürokratlardan, Türkiye’yi yıllarca dünyada temsil etmiş önemli diplomatlara kadar hiçbir partiye nasip olmayan olağanüstü bir kurucular kurulunun bir araya gelmesiyle doğdu Ak Parti. Ak Parti, kuruluşundan henüz birkaç ay sonra 81 ilde ilk örgütlenmesini tamamladı. Tüm yönetim kadroları o güne kadar Türk siyasi tarihinde görülmemiş bir biçimde parti içi demokrasi anlayışı ile oluşturuldu. Bundan tam 14 yıl önce yola çıkarken sistem çökmüş, ekonomi dibe vurmuş, siyasete güven yok olmuştu.

Türk siyasetinde aşılamaz denilen engeller birer birer aşılmaya başlandı. Köhnemiş gelenek cesurca yıkılmaya başlandı. Koalisyon hükümetleri döneminde yaşanan kaos yerini güven ve istikrara bıraktı. Millet Ak Parti’ye güvendi. Ak Parti, attığı adımlarla milletin güvenini kazanmaya devam etti. İlk sınavını ise 3 Kasım 2002 Seçimleri’nde sandıkta verdi.   Kuruluşundan sadece 16 ay sonra tek başına iktidara gelen Ak Parti’nin kurulduğu o gün hiç kuşkusuz ki Türk siyasi tarihinde bir dönüm noktası oldu.

14 Ağustos 2001

O gün Ak Parti’nin kurulduğu gündü. “Bugün Türk siyaset tarihine hizmete sevdalı insanların kurduğu Ak Parti’nin doğum günü olarak geçecektir. Bugünden sonra Türkiye’mizde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” demişti Kurucu Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan. Kuruluşundan sadece 16 ay sonra tek başına iktidara gelen Ak Parti’nin kurulduğu o gün hiç kuşkusuz ki Türk siyasi tarihinde bir dönüm noktası oldu.

20 Eylül 2002

Türk siyasi tarihine utanç verici bir gün olarak geçti. Okuduğu bir şiir nedeniyle Kurucu Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan, 20 Eylül’de siyaseten yasaklandı.

3 Kasım 2002

“YAKIN IŞIKLARI TÜRKİYE AYDINLANSIN”

Ak Parti “Yakın ışıkları Türkiye aydınlansın” sloganıyla girdiği 3 Kasım Genel Seçimleri’nden yüzde 34,28’lik oranla tek parti olarak çıktı. 11. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün başkanlığında 58. Hükümet kuruldu.

19 Şubat 2003

TCK’nın 312. Maddesindeki değişiklikle Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasağı kalktı. YSK, Siirt’in Pervari ilçesi Doğanköyü’nde 3 sandıkta oy kullanılamadığı gerekçesiyle Siirt’te seçimlerin yenilenmesine karar verdi. Recep Tayyip Erdoğan, 9 Mart’ta Siirt’ten milletvekili seçildi. Manşetlerden “Muhtar bile olamaz” başlıkları atılan Recep Tayyip Erdoğan, 59. Hükümetin Başbakanı oldu.

15 Eylül 2003

Öncelik eğitimin dedik, eğitimde eşitlik dedik. İlk adımı ilköğretim öğrencileri ile attık, 15 Eylül 2003’te ilk kez ilköğretim öğrencilerine ücretsiz ders kitabı dağıttık. Eğitimin önündeki engelleri bir bir kaldırdık.

28 Mart 2004

“YEREL KALKINMA BAŞLIYOR”

“Yerel Kalkınma Başlıyor” sloganıyla yerel seçimlere ilk kez katılan Ak Parti yüzde 42 oy oranı ile 12›si büyükşehir olmak üzere 58 ilde belediye başkanlığını kazandı.

1 Ocak 2005

İktidara geldiğimiz ilk günden itibaren ekonomimizde yaşanan iyileşme o günden sonra daha da ivme kazandı. Nice hükümetler söz verdi, ama pek çok akim kalan proje gibi onu da yine Ak Parti gerçekleştirdi. Lira’dan 6 sıfır attık, paramıza itibar kazandırdık.

17 Aralık 2005

Türkiye-AB Tam Üyelik Müzakereleri resmen başladı.

11 Kasım 2006

Ak Parti 2. Olağan Kongresini gerçekleştirdi ve kadrosuna kattığı yeni isimlerle daha da güçlenerek yoluna devam etti.

13 Temmuz 2006

Doğu- Batı enerji koridorunun en önemli bileşenini oluşturan Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı, 4 Haziran 2006’da Ceyhan İhraç Terminali’nden yüklenen ilk petrol tankeri ile faaliyete geçti. Enerji alanında atılan bu ve benzer pek çok adım ile Türkiye, enerji koridoru olmasının ötesinde yakın gelecekte dünyanın en önemli enerji merkezleri arasında yer almaya başladı.

27 Nisan 2007

Abdullah Gül için ‘367’ şartı getirildi. 27 Nisan 2007’de TBMM Genel Kurulu’nda 11. cumhurbaşkanı seçimi için yapılan ilk tur oylamada Abdullah Gül, 357 oy olarak, Anayasa›nın öngördüğü 367 oyu sağlayamadı. TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın açıkladığı ilk tur sonucuna göre oylamaya 361 milletvekili katıldı. CHP, oylamada “toplantı yeter sayısının 367’yi bulmadığı” iddiasıyla, ilk turun iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde dava açtı.
Mahkeme oy çokluğuyla aldığı kararda, Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci ve ikinci turunda toplantı yeter sayısının 367 olduğu kararı verdi. Mahkeme bu karara gerekçe olarak 367 oy koşulunun “Anayasa’nın, Cumhurbaşkanı seçiminin uzlaşmaya dayanması amacına yönelik olduğu’’ belirtildi.

27 Nisan 2007

Türk siyasi tarihine “e-muhtıra” olarak geçecek olan 27 Nisan bildirisinin yayınlandığı o gün, kuşkusuz ki Türk demokrasisinin önüm noktalarından biridir. Hükümete karşı askerin son muhtıra teşebbüsüdür. Demokrasiye son darbe teşebbüsüdür. Hükümetin kararlı tutumu ve dik duruşu ile yapılan açıklama Türkiye’nin demokratik geleceğin bir köşe taşı oldu.

24 Haziran 2007

Cumhurbaşkanının meclis tarafından değil, halk tarafından iki turlu oylamayla seçilmesi kararlaştırıldı; yedi yıl olan görev süresi beş yıla düşürülerek, iki kez seçilebilmenin önü açıldı. Değişiklik paketi mecliste 376 oyla kabul edilmişti. Ancak Ahmet Necdet Sezer, yapılan değişiklikleri “rejimi sıkıntıya sokar” eleştirisiyle veto etti. Değişiklik paketi tekrar geldiği mecliste, bu kez 370 oyla aynen kabul edildi. Aynı metinle ikinci kez önüne gelen paketi veto yetkisi bulunmayan Sezer, 15 Haziran’da paketi halk oylamasına sunma kararı aldığını; ayrıca Anayasa Mahkemesine iptal davası açacağını duyurdu. Yüksek mahkeme 5 Temmuz’da verdiği kararla Cumhurbaşkanlığının iptal taleplerini reddetti. Değişiklik paketi 21 Ekim’de yapılan halk oylamasında, yüzde 68 oyla kabul edilerek yürürlüğe girdi.

22 Temmuz 2007

“DURMAK YOK YOLA DEVAM”

Ak Parti “Durmak Yok Yola Devam” sloganıyla girdiği 22 Temmuz Genel Seçimleri’nden yine zaferle ve yine tek parti olarak çıktı. 60. Hükümet kuruldu. Milletimizin iradesi tecelli etti,  Ak Parti, yüzde 47 oy oranı ve 341 milletvekili ile yeniden iktidara geldi.

28 Ağustos 2007

Abdullah Gül 11. Cumhurbaşkanı oldu. Böylece 27 Nisan’da başlayan Cumhurbaşkanı seçimi süreci sona erdi.

14 Mart 2008

Ak Parti’ye kapatma davası açıldı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın, Ak Parti’nin”laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği” gerekçesiyle, partinin kapatılması ve ilgili dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül dahil 71 kişinin 5 yıl süre ile siyasetten uzaklaştırılması istemiyle hazırladığı iddianame Anayasa Mahkemesi’ne 14 Mart 2008’de sunuldu.

30 Temmuz 2008

Ak Parti’yi kapatma davası sonuçlandı. Ak Parti, partiye yapılan ödeneğin yüzde 50 kesilmesi cezasına çarptırıldı.

16 Ekim 2008

Türkiye, 16 Ekim 2008’de 2009-2010 dönemi BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği seçimlerinde, oylamaya katılan 193 ülkeden 151’inin oyunu alarak BMGK’nin geçici üyesi oldu, uluslararası arenada bir başarı daha kazandı.

2009

Global ekonomik kriz ortaya çıktı. Ak Parti kriz sürecini çok iyi yönetti. Recep Tayyip Erdoğan’ın “Teğet bile geçmeyecek” sözleri tarihe geçti. Türkiye tüm baskılara rağmen IMF ile anlaşmadı.

29 Mart 2009

“İŞİMİZ HİZMET GÜCÜMÜZ MİLLET”

Ak Parti “İşimiz hizmet gücümüz millet” sloganıyla girdiği 29 Mart Yerel Seçimleri’nden yüzde 38,39’luk zaferle ayrıldı. İl Genel Meclisi sonuçlarına göre, Ak Parti, 81 ilin 79’unda CHP’nin Türkiye genelindeki oy oranından yüksek oy aldı.

12 Eylül 2010

Türkiye, daha özgür, daha demokratik bir gelecek için, Anayasa Değişikliği’ne “EVET” dedi. Yapılan halk oylamasında yüzde 58 oy oranı ile Anayasa Değişiklik Paketi kabul edildi.

12 Haziran 2011

“TÜRKİYE HAZIR HEDEF 2023”

Ak Parti “Türkiye Hazır Hedef 2023 ” sloganıyla girdiği 12 Haziran Genel Seçimleri’nden 49,95’lik oranla yine tek parti olarak çıktı. 61. Hükümeti kurdu.

12 Eylül 2012

12 Eylül Darbesi ile ilgili iddianame hazırlandı. Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği 4 MİT mensubunu KCK soruşturması kapsamında ifadeye çağırdı. Türk lirasının yeni simgesi tanıtıldı.

2013

Ak Parti  63 kişilik Akil İnsanlar Heyeti’ni belirledi. Merkez Bankası’nın toplam rezervleri; 1 milyar 554 milyon dolar artarak tarihin en yüksek seviyesi olan 131 milyar 829 milyon dolara yükseldi. IMF borcu bitti. Moody’s, Türkiye’nin kredi notunu yükseltti. Türkiye 1992’den beri ilk defa iki uluslararası kredi derecelendirme kuruluşundan uzun dönemli yabancı para cinsinden “yatırım yapılabilir” kredi notu aldı. Faizler tarihi dip seviye olan yüzde 4,81’e geriledi. Gezi olayları başladı. Ak Parti Milli İradeye Saygı mitingleri düzenledi. Demokratikleşme Paketi açıklandı. Kamuda başörtüsü serbest oldu, öğrenci andı kalktı. Marmaray Açıldı. İstanbul›a yapılacak 3. havalimanının sözleşmesinin ön imzaları atıldı.

30 Mart 2014

Her seçim döneminde ortaya atılan tartışmalara, iftiralara rağmen milletimiz, sandıkta hür iradesini kullanıyor. Milli iradeye karşı yapılan tüm saldırılara, her seçimde sandıkta cevap veren milletimiz, 30 Mart Yerel Seçimleri öncesinde ortaya atılan felaket senaryolarına rağmen, tercihini yine Ak Parti’den yana kullandı.

10 Ağustos 2014

Cumhur Başkanını seçti. Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı oldu. Milletin egemenliği tam manasıyla işlemeye başlayacak. Artık devletin milletinden değil, milletin devletinden söz edeceğiz.

27 Ağustos 2014

1. Olağanüstü Kongre ile Ak Parti Genel Başkanlığı’na Ahmet Davutoğlu getirildi. Ak Parti’de yeni dönem başladı.

7 Haziran 2015

Ak Parti 7 Haziran seçimlerinde yüzde 40.87 ile sandıktan birinci parti olarak çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hükümeti kurma görevi verdiği Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, CHP ve MHP ile koalisyon görüşmelerinde bulundu. İki parti ile yoğun temasların ardından 45 günlük hükümeti kurma süresinin dolması sebebiyle görevi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a iade etti. YSK erken seçim tarihini 1 Kasım 2015 olarak açıkladı.

28 Ağustos 2015

Cumhuriyet tarihinin ilk seçim hükümeti Ak Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun Başbakanlığında kuruldu.

Bu kutlu yürüyüşte ülkemiz hizmet etmeye devam edeceğiz

2002 yılında bir gün sonrasının bile tahmin edilemediği bir Türkiye’den, bugün 2015 yılında 2023 yılı için büyük hedefler koyan bir Türkiye’ye ulaştık. Hedefimiz, Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 yılında Türkiye’yi hak ettiği noktaya, halkımızı ise hak ettiği refah düzeyine ulaştırmaktır. Bugünlere hep beraber çalışarak geldik, yarınlara da beraber yürüyeceğiz. Birçok şey hayaldi gerçek oldu. Zorları ve olmaz denenleri birlikte başardık. 13 yıl boyunca nasıl hizmet ettiysek, bundan sonra da öyle devam edeceğiz. Tıpkı Genel Başkanımız ve Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun dediği gibi,

“Ak Parti bir neslin hareketi olarak başlamıştır, ama bir nesille sınırlı değildir, nesillerle de sınırlı değildir, asırlarla da sınırlı değildir. Asırların derinliğinden gelen ve kıyamete kadar sürecek olan bir adalet ve hak mücadelesinin adıdır Ak Parti. Sürekliliğimiz, devlet geleneğimizden, milli kültürümüzden ve temel aldığımız ilkelerden kaynaklanır. Bu ilkelerden hiçbir şekilde taviz verilemez. Hiçbir gerekçe gösterilerek bu ilke ve tutum, bu duruş, bu sağlam tarihi bakış değiştirilemez.”

Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmak AK PARTi’nin varlık sebeplerinden biridir

Anayasamızda Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir hükümleri yer alıyor. Ak Parti kurulduğu ilk günden beri Türkiye’yi demokratik yaşam şartlarının geçerli olduğu bir ülke konumuna getirmek için çalışıyor. Ak Parti Programı bu konuda şöyle diyor: “Cumhuriyet binlerce yıllık tarihimiz içerisinde elde ettiğimiz kazançların en önemlilerindendir. Bütün gayretlere ve gelişmelere rağmen Ak Parti, Cumhuriyetimizin demokratik bir cumhuriyet olması için bugüne kadar alınan mesafenin çok yetersiz olduğuna inanmaktadır. Bu programın içtenlikle benimsendiği siyasi doğrultu ve önerilerle Cumhuriyetimizin hukukun üstünlüğüne, insan hak ve özgürlüklerine dayalı demokratik bir yapıya kavuşturulması hedeflenmiştir.”

Bu noktadan hareketle şu çok net bir şekilde görülmektedir ki; Ak Parti, cumhuriyeti bu bürokratik cumhuriyet olmaktan çıkarıp demokratik bir cumhuriyet yapmayı hedefliyor.

Etiketler:
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ak Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 4445630 Faks : +90 332 3516680